Almanca Fiiller Listesi
(Türkçe Anlamları ile Birlikte)
Her dilde olduğu gibi Almanca'da da fiiller oldukça önemlidir. Sizler için Fiilleri Türkçe anlamları ile birlikte listeledik. Türkçeden farklı olarak Almanca'da Fiiller Türkçedeki gibi aynı anlama gelmemektedir. Türkçe'de ''gitmek'' fiili araçla yada uçakla fark etmeksizin her yerde kullanılabiliyorken Almancada gitmek fiili size ney ile yada nasıl gittiğinize dairde açıklama yapmaktadır. Bu sebeple Almanca fiilleri bilmek oldukça önemlidir. Hepsini öğrenmesenizde en azından bir kere okusanız dahi doğrusunu hatırlamasanız da yanlış yaptığınızı size hatırlatacaktır. Bu sebeple listeye göz gezdirmeniz sizlere fayda sağlayacaktır. (Türkçe Anlamları ile Birlikte)
sich sorgen um | bir şey için kaygılanmak |
sprechen mit jdmüber | biriyle bir şeyhakkında konuşmak |
sich unterhalten mitjdm | biriyle bir şeyhakkında sohbetetmek |
streiken für | grev yapmak |
sich streiten mit jdm | biriyle kavgaetmek/tartışmak |
teilnehmen an Dat | bir şeye katılmak |
träumen von | bir şeyi rüyadagörmek |
überreden jdn zu | birini bir şeye iknaetmek |
überzeugen jdn von | birini bir şeyeinandırmak |
sich verabreden mit | biriyle sözleşmek |
sich verlassen auf | bir şeye güvenmek |
sich verlieben in Akk | birine aşık olmak |
sich verstehen mit | biriyle iyigeçinmek/anlaşmak |
sich vorbereiten auf | bir şeye hazırlanmak |
warten auf | bir şeyi beklemek |
sich wenden an | birine danışmak |
sich wundern über | bir şeye şaşırmak |
zweifeln an | bir şeydenşüphelenmek |
sich freuen auf | bir şeye sevinmek(Gelecekte) |
lang und breiterzählen | uzun uzadıyaanlatmak |
eine Witze erzählen | fıkra anlatmak |
kurz erzählen | kısaca anlatmak |
eine Geschichteerzählen | hikaye anlatmak |
stoltz sein auf | gurur duymak |
sich interessierenfür | bir şeyle ilgilenmek |
zufrieden sein mit | bir şeyden memnunolmak |
Sport treiben | spor yapmak |
sich ärgern über | bir şeye kızmak |
entschlossen sein,etw Akk zu tun | bir şey yapmayakararlı olmak |
Lust haben auf | bir şeye istekli olmak |
Lust haben, zu tun | bir şey yapmayahevesli olmak |
hoffen, dass... | bir şeyingerçekleşmesiniummak |
sich andersentschließen | fikrini/kararınıdeğiştirmek |
schmeckengut/scheußlich | iyi/kötü tadı olmak |
aufhören mit | bir şeyi yapmayıbırakmak |
sorgen für | bir şeye göz kulakolmak |
eine Krankheitvortäuschen | hastaymış gibidavranmak/yapmak |
sich trauen etw Akkzu tun | bir şey yapmayacesaret etmek |
angeben | bir şeyi belirtmek |
ansagen | bir şeyi anons etmek |
die passendenWörter finden | uygun kelimeleribulmak |
etw Nom passt jdm -Kleidung, Schuhe | uymak/yakışmak |
jdm Bescheidgeben/sagen | birine habervermek/etmek |
Bescheid wissenüber | birşeyden haberiolmak |
Angst haben vor | bir şeyden korkmak |
retten | (bir şeyden)korumak |
sich fürchten vor | bir şeyden korkmak |
sich ekeln vor | bir şeyden iğrenmek |
sich drücken vor | yan çizmek/asmak |
weinen vor | bir şeydendolayı/için ağlamak |
fliehen vor | birşeyden kaçmak |
fragen jdn nach | birine bir şeyisormak |
warnen vor | bir şeyden dolayıikaz etmek |
sich von derStrömung treibenlassen | kendini akıntıyaburakmak |
weh.tun | acımak, ağrımak |
Mein Arm tut weh. | Kolum ağrıyor. |
Meine Finger tunmir weh. | Parmaklarım acıyor. |
Mein Magen tut mirweh. | Midem ağrıyor. |
Mein Rücken tutweh. | Belim ağrıyor. |
untersuchen | muayene etmek;analiz etmek |
die Untersuchung | muayene |
behandeln | tedavi etmek |
die Behandelung | tedavi |
heilen | iyileştirmek |
ein Rezeptverschreiben | reçete yazmak |
ein Medikamentverschreiben | birine ilaç yazmak |
überweisen | havale etmek; sevketmek |
die Überweisung | sevk; havale |
krankschreiben | birini hasta diyebildirmek |
das Attest | doktor raporu |
der Durchfall | ishal |
durchfall haben | ishal olmak |
die Verstopfung | kabızlık |
Ich habe eineVerstopfung. | Kabız oldum. |
sich übergeben(brechen) | kusmak |
die Entzündung | iltihap |
die Allergie | alerji |
die Migräne | migren |
der Bandscheibenvorfall | bel fıtığı |
die Wirbelsäule | omurga |
der Muskelkater | kramp |
sich freuen über | bir şeye sevinmek |
die Umwelt | çevre |
sinken | batmak; (fiyat)düşmek |
senken | batırmak; (fiyat)indirmek |
steigen | çıkmak; (fiyat)artmak |
erhöhen | yükseltmek (fiyat) |
mitteilen (berichten,informieren) | tebliğ etmek |
die Mitteilung | tebligat |
an.kommen | varmak; önemliolmak |
der Haushalt | hane, ev halkı |
verbrauchen(konsumieren) | harcamak; tüketmek |
der Verbraucher(Konsument) | tüketici |
das Einkommen | gelir |
die Auskunft | bilgi |
geizig | cimri |
sparsam | tutumlu |
günstig (billig) | ucuz |
sparen | biriktirmek; tasarrufetmek |
aus.geben | (para) harcamak |
leisten | başarmak; yerine getirmek |
sammeln | derlemek |
die Sammlung | kolleksiyon |
die Abteilung | bölüm |
abteilen | bölmek |
besondere | özel; kendine özgü |
im Besonderen | özellikle |
besonders | özellikle; bilhassa |
nicht besonders | pek o kadar da değil |
gültig | geçerli |
einige | birkaç; bazı |
nach.fragen (sicherkundigen) | (bilgi almak için)sormak |
der Unternehmer | girişimci |
frankieren | pul yapıştırmak |
überweisen | havale etmek;göndermek; sevketmek |
ab.heben von | bir şeyden paraçekmek |
betragen | (Rechnung) tutmak |
Der Preis beträgt 20Euro. | Ücret 20 Avrotutuyor. |
den Tisch decken | sofrayı kurmak |
sorgen für jdn (sichkümmern) | birine bakmak |
sorgen für etw | bir şeyi tedariketmek |
hin.stellen | yerine koymak |
der Vorgang | süreç |
der Zustand | durum |
besorgen | tedarik etmek |
schmücken(dekorieren) | süslemek; dekoreetmek |
vorbereiten | hazırlamak |
sich vorbereiten | hazırlanmak |
Jahr für Jahr | yıldan yıla |
Satz für Satz | cümle cümle |
Tag für Tag | günden güne, günbe gün |
morgen um dieseZeit | yarın bu saatler |
um 7 Uhr herum | saat yedi sularında |
verlangen | istemek |
durch den ganzenTag | bütün bir günboyunca |
entfernen | uzaklaştırmak |
stellen | koymak |
sich entfernen | uzaklaşmak |
die Lust ist mirvergangen | Hevesim kaçtı. |
vergehen | geçmek |
Eine stunde verging. | Bir saat geçti. |
vergangene Woche | geçen hafta |
großzügig | cömert |
verschwenderisch | müsrif |
verschwenden | israf etmek |
der Sinn | duyu |
verhaften | tutuklamak |
fliehen vor | bir şeyden kaçmak |
braten | kızartmak |
das Steak | biftek |
gebrauchen(benutzen) | kullanmak |
an.weisen | yol göstermek |
deiGebrauchsanweisung | kullanma klavuzu |
bedienen | hizmet etmek; çalıştırmak |
die Bedienung | hizmet; garson |
an.leiten | talimat vermek |
die Bedienungsanleitung | çalıştırma talimatı |
die Anleitung | talimat |
die Verbintung | bağlantı |
überprüfen(kontrolieren) | kontrol etmek |
ein Augenblick (einMoment) | bir dakika |
der Akku | akü |
auf.laden | yüklemek |
ein.steceken in | bir şeye sokmak |
(stecker) ein.legen | (makineye) koymak, yerleştirmek |
funktionieren | işlemek |
bereiten | hazırlamak |
Freut mich. | Memnun oldum. |
Das würde michsehr freuen. | Çok sevinirim. |
Das ist nicht nötig,danke. | Gerek yok, teşekkürler. |
Wie schön, dichwiederzusehen. | Seni tekrar görmek,ne kadar güzel. |
Lassen Sie unsgehen. | Gidelim, isterseniz. |
Pass auf dich auf. | Kendine iyi bak. |
Ich muss los. | Gitmem gerekiyor. |
Ob der Apparatweiterhinfunktioniert, mussnoch überprüftwerden. | Cihazın ileride çalışıpçalışmayacağının tekrar kontroledilmesi gerekir. |
überprüfen | kontrol etmek |
ganz oben | en üst kat |
ganz letzte oben | en üst kat |
besetzen | işgal etmek; tutmak |
Besetz | Meşgul! |
Es ist besetz. | Hat meşgul. |
Dieser Platz istbesetz. | Bu yer tutuldu. |
eine Menge Zeit | pek çok vakit |
eine Menge lernen | pek çok şeyöğrenmek |
abbringen von | Birşeydencaydırmak, vazgeçirmek |
ankommen auf | Birşeye bağlı olmak |
aus Angst vor | Birşeyin korkusundan |
bergauf gehen | İyiye gitmek, |
yükselmek | das Wort erteilen |
sözü vermek, | konuşma sırası vermek |
denken an | Birşeyi/birinidüşünmek |
ein Gespräch führen | Konuşma yapmak |
eine Rolle spielen | rol oynamak |
Einfluss haben auf | Etkisi olmak |
etwas in Erwägungziehen | Göz önündebulundurmak,dikkate almak |
etwas zur Diskussionstellen | Birşeyi tartışmaya açmak |
gefragt sein | Rağbet görmek,aranır olmak |
grosse Augenmachen | Gözleri faltaşı gibi açılmak, şaşırmak,hayrete düşmek |
im Vergleich zu | ile kıyaslandığında |
in Empfang nehmen | Kabul etmek |
in Kraft treten | yürürlüğe girmek |
intakt sein | İşler halde, sağlam,çalışıyor halde |
jemanden wegenetwas anklagen | birşeyden dolayıbirini şikayet etmek, birisini suçlamak |
Luft schnappen | hava almak |
Nutzen ziehen aus | yarar sağlamak,çıkar elde etmek |
Schatten werfen auf | gölge düşürmek, |
gölgelemek | sich bedanken für |
birşey için teşekkür | etmek |
sich einigen auf | birşeyde uzlaşmak |
sich fürchten vor | birşeyden korkmak |
sich nachteiligauswirken | olumsuz etkidebulunmak |
sich vorbereiten auf | birşeye hazırlanmak |
überflüssig sein | gereksiz olmak |
verantwortlichmachen für | birşey için sorumlu olmak |
Versprecheneinhalten | sözünü tutmak |
warnen vor | Birşeye |
karşı | uyarmak |
zum Lachen bringen | güldürmek |
Zusage erteilen | onaylamak, onayvermek |
abhängen von | bağlı olmak |
ans Tageslichtbringen | gün ışığına çıkarmak,meydana çıkarmak |
ausser Acht lassen | gözardı etmek, dikkatinden kaçırmak |
bergab gehen | kötüye gitmek, düşmek |
den Ausschlaggeben | kesin etkili olmak |
Diagnose stellen | teşhis koymak |
ein Problem zurSprache bringen | bir problemi dilegetirmek |
eine Verbeugungmachen | reverans yapmak |
Einhalt gebieten | durdurmak |
etwas in Fragestellen | birşeyi sorgulamak |
etwas zur Sprachebringen | birşeyi dile getirmek |
gelten als | olarak bilinmek |
gute Arbeit leisten | Iyi iş çıkarmak, iyi yapmak |
in Angriff nehmen | bir soruna el atmak |
in Gang kommen | harekete geçmek |
in Marsch setzen | harekete geçirmek |
Interesse erregen | ilgi uyandırmak, birisinin ilgisini uyandırmak |
jemandem zumLachen bringen | birisini güldürmek |
Lust haben | canı istemek |
plädieren für(gegen) | lehinde (aleyhinde) |
konuşmak | Schulden begleichen |
borcunu ödemek,borcunu kapatmak | sich bedroht fühlen |
Kendini tehdit | edilmiş hissetmek |
sich einigen | ulaşmak, hemfikir olmak |
sich Gedankenmachen über | bir konuda kafa yormak, düşünmek |
sich niederlassen | bir yere yerleşmek |
sich wenden an | birisine başvurmak |
Überlegungenanstellen | kafa yormak |
verantwortlich seinfür | birşey için sorumlu olmak |
vertraut sein mit | iyi bilmek, tanışıyor olmak |
zur Debatte stehen | tartışmaya açık olmak |
zuträglich sein | yararlı olmak, iyi gelmek |
zweifeln an | birşeyden şüphe duymak |
abraten von | yapmamayı tavsiye etmek |
antworten auf | birşeye cevap vermek (soru) |
bangen um | birşeyden endişe etmek |
Besorgnisverursachen | Endişe yaratmak |
den Entschlussfassen | karar vermek |
die Flucht ergreifen | kaçmak |
ein Verbrechenbegehen | Bir suç işlemek |
einen Besuchabstatten | bir ziyaret yapmak |
Entschluss fassen | karar vermek |
etwas mehr inErfahrung bringen | bir şeyi ziyadesiyle tecrübe etmek |
fähig sein zu etwas | birşeyi yapacak durumda- kabiliyette olmak |
geraten in | ile karşı karşıya olmak |
halten für | olarak görmek,sanmak |
in bar bezahlen | nakit ödemek |
in Gang sein | hareket ediyorolmak |
in Raten zahlen | taksitle ödemek |
interessiert sein anetwas | birşeye ilgi duymak, ilgili olmak |
klagen über | hakkında şikayet etmek |
Maßnahmenerfordern | önlem gerektirmek |
profitieren von | çıkar sağlamak |
sich aneignen | edinmek,sahiplenmek |
sich beklagen über | birşey hakkındaşikayet etmek |
sich einsetzen für | birisi için birşeyler yapmak |
sich gewöhnen an | birşeye alışmak |
sich Profitversprechen | çıkar beklemek,kazanç ummak |
Stellung nehmen zu | görüş bildirmek |
überzeugen von | birşeye ikna etmek |
verfügen über | sahip olmak, iradesi altında olmak |
verwickelt sein in | karışmış olmak |
zu einem Ergebniskommen | bir sonuca varmak |
zur Gewissheitwerden | alenen ortaya çıkmak |
zur Rechenschaftziehen | hesaba çekmeksorgulamak |
achten auf | dikkat etmek |
an Bedeutunggewinnen | önem kazanmak |
auf Anraten | tavsiyesi üzerine |
auf Kritik stoßen | eleştiriylekarşılaşmak |
beeindruckt seinvon | birisindenetkilenmek |
besorgt sein um | endişeli olmak |
bezeichnen als | olarak adlandırmak |
den Festen willenhaben | kesin niyetindeolmak |
den Tisch decken | masayı hazırlamak |
die Rede sein von | söz konusu olmak |
eine Bedingungerfüllen | bir şartı yerine getirmek |
eine Belohnung inAussicht stellen | ödül koymak |
Erfolg erzielen | başarı elde etmek |
erfreut sein über | birşeye sevinmek |
etwas vor Augenstellen | birşeyi göz önünde bulundurmak |
Gesetzverabschieden | yasayı onaylamak |
Fehler unterlaufen | bilmeyerek hatayapmak |
Fehler unterlaufen | bilmeyerek hatayapmak |
finanziellunterstützen | maddi olarakdesteklemek |
halten von | hakkında düşünmek |
handeln von | konu şu, bahis şu |
Hilfe leisten | yardımda bulunmak |
im Amt bleiben | görevde kalmak |
in Betracht ziehen | göz önündebulundurmak,dikkate almak |
in der Lage sein zu | yapacak durumdaolmak |
in Gefahr bringen | tehlikeye atmak |
in Sorge sein um | bir şey için endişeli olma |
in Stand setzen | tamir etmek, eskihaline getirmek |
jemandem einenDienst erweisen | birisine hizmettebulunmak |
Maßnahmenergreifen | önlem almak |
Prüfung bestehen | sınavı geçmek |
sich ängstigen um | birşey için korkmak, endişelenmek |
sich anmelden | başvurmak, kayıtyaptırmak |
sich bemühen | çabalamak |
sich beteiligen | katılmak, iştirak etmek, yer almak |
sich engagieren auf | etkinlik göstermek |
sich grosseHoffnungen machen | büyük ümitbeslemek |
sich handeln um | ile ilgili olmak, alakalı olmak |
sich selbstzuschreiben | kendi suçu olmak |
ums Leben kommen | yaşamını yitirmek |
verknüpft sein mit | ilişkili olmak,bağlantılı olmak |
von Bedeutung sein | önemli olmak |
zu Grunde liegen | esas kabul etmek |
zur Sprache bringen | dile getirmek,söylemek |
abgekämpft seinvon | birşeyden dolayı yorgun, bitkin düşmek |
angesehen sein von | birisinin nezdinde itibarlı olmak |
anwesend sein bei | birisinin huzurunda hazır bulunmak |
ärgerlich sein über | birşeye/birine kızgın olmak |
arm sein an | birşey bakımından fakir olmak |
aufgebracht seinüber | birine/birşeyekızmak |
aufgelegt sein zu | birşeye gönlü, meyilli olmak |
aufgeschlossen seinfür/gegenüber | birşeye açık olmak |
bedeutsam sein für | birşey birisi için manidar olmak |
begeistert sein von | birşeye hayran kalmak |
behaftet sein mit | bir şeye dolu olmak |
behilflich sein bei | birşeyde yardımcı olmak |
bekannt sein bei | birisi tarafındantanıdık olmak |
bekümmert seinüber | birşeye üzülmek, kederlenmek |
beleidigt sein über | birşeyde hakareteuğramak |
benommen sein von | birşeyden dolayı sersemlemek |
bereit sein zu/für | bir şeye hazır olmak |
berufen sein zu | birşeye yetkili, yetenekli olmak |
beschämt sein über | birşeyden dolayı utanmak |
besessen sein von | birşeye düşkün olmak |
an die Machtkommen | iktidara gelmek |
anderer Meinungsein | başka fikirde,görüşte olmak |
auf Probe stellen | birini sınavdan geçirmek |
beharren auf | ısrar etmek |
Bild aufnehmen | resim çekmek |
den Verkaufankurbeln | satışları arttırmak |
die Verantwortungtragen für | sorumluluk taşımak |
eine Frage stellen | soru sormak |
einen Gesetzentwurf verabschieden | yasa taslağı çıkarmak |
Erinnerungenwecken | anıları uyandırmak |
etwas zu Endebringen | birşeyi bitirmek, sona erdirmek |
Freundschaftschließen | arkadaşlık kurmak |
gewährleistet sein | güvence altında olmak |
im Dunkeln liegen | karanlıkta olmak |
in Dienst stellen | hizmete sokmak |
in Gefahr geraten | tehlikede olmak |
in Verlegenheitbringen | telaşlanmak |
jemandem Glaubenschenken | birisine inanmak |
Kontakt aufnehmenmit | birisiyle bağlantıya geçmek |
Mitleid haben mit | birisine acımak |
ringen um | birşey için mücadele etmek |
sich auf den Wegmachen | yola çıkmak, koyulmak |
sich buhlen um(nach etwassterben) | elde etmek için çabagöstermek |
sich erinnern an | hatırlamak,anımsamak |
sich in Verbindungsetzen mit | birisiyle bağlantıya geçmek |
sich verringern | azalmak |
Unrecht tun | haksızlık yapmak |
unter die Kritikfallen | eleştiriyle karşıkarşıya olmak |
Verlust in Kaufnehmen | kaybı göze almak |
von Tag zu Tag | günden güne |
zur Verfügungstehen | hazır bulunmak |
zur Verfügungstellen | hazır bulundurmak |
angewiesen sein auf | bağımlı olmak |
Auf und Ab | yükselip alçalmak |
bekannt sein mit | birşey ile bilinmek |
bürgen für | kefil olmak |
den Verkehrbehindern | trafiği engellemek |
ein Abkommenschließen | antlaşma yapmak |
eine Maschine inBetrieb setzen | makinayı çalıştırmak |
einen Kompromissschließen über | uzlaşma sağlamak |
ernst nehmen | ciddiye almak |
etwas zumAbschluss bringen | birşeyi bitirmek, sona erdirmek |
früher oder später | er veya geç |
glatt gehen | yolunda gitmek |
im eigenenInteresse liegen | kendi yararına olmak |
in einen Konfliktkommen | anlaşmazlığadüşmek |
in Gefahr sein | tehlikede olmak |
ins Rennen gehen | yarışmaya katılmak |
jemandemHandschelleneinlegen | kelepçe takmak |
lange Fingermachen | hırsızlık yapmak |
nach seinen Worten | sözlerinden anlaşıldığına göre |
Schaden anrichten | zarara yolaçmak |
sich auswirken auf | birşeye etki etmek |
sich ein Urteil bildenüber | bir konuda kanaatavarmak |
sich erweisen als | olarak ortaya çıkmak |
sich irritiert zeigen | öfkelenmiş görünmek |
sich versetzen in | kendini birininyerine koymak |
Strafe verhängen | ceza vermek |
unwürdig sein | layık olmamak |
Verluste erleiden | zararla karşı karşıya kalmak |
vor Wut | kızgınlıktan |
zu Stande bringen | ortaya koymak |
zu tun haben | yapacak işi olmak |
bestandig seingegen | birşeye karşıdayanıklı olmak |
Angst haben vor | birşeyden korkmak |
auf Wunsch | istek üzerine |
beliebt sein | sevilmek |
das Wort ergreifen | söz almak |
den Vorschlagannehmen | öneriyi kabul etmek |
ein Abkommentreffen | antlaşma yapmak |
eine Niederlageerleiden | yenilmek |
einen Spaziergangmachen | gezinti yapmak |
es lohnt sich | yapmaya değer |
etwas zum Ausdruckbringen | birşeyi dile getirmek |
geboren werden | doğmak |
Glück bringen | şans getirmek |
im Stande sein zu | yapacak durumdaolmak |
in Einklang bringen | dengelemek |
in Kenntnis setzen | bilgilendirmek |
ins Zimmer bringen | odaya getirmek |
jemanden unterDruck setzen | birisini baskı altına almak |
leiden unter | acıya maruz kalmak |
neigen zu | eğilim göstermek |
scharf kritisieren | sert biçimde eleştirmek |
sich bedanken bei | birisine teşekkür etmek |
sich eine Erkältungholen | üşütmek |
sich etwas gefallenlassen | birşeyin kendisineyapılmasına izin vermek |
sich Mühe geben | çaba harcamak |
sich verwandeln in | birşeye dönüşmek |
träumen von | hayalini kurmak,rüya görmek |
Verachtung hegenfür | küçümsemek, değer vermemek |
versorgen mit | sağlamak, geçiminisağlamak |
vorausgesetzt, dass | önşartıyla |
zugrunde gehen | yok olmak, yerlebirolmak |
bestürzt sein über | birşeyden şaşkına dönmek |
betroffen sein von | birşeyden etkilenmek |
arbeiten an | birşey üzerinde çalışmak |
auffordern zu | birşeye çağırmak, istemek |
aufhören mit | birşeyi bitirmek |
aufpassen auf | dikkat etmek,bakmak |
ausgehen von | bir nedenedayanmak |
aushelfen mit | yetinmek |
ausstatten mit | donatmak, techizetmek |
basieren auf | dayanmak, istinatetmek |
bauen auf | güvenmek |
beglückwünschen zu | kutlamak, tebriketmek |
begrenzen auf | birşeyle sınırlamak |
begründen mit | birşeyle gerekçelendirmek |
beitragen zu | katkıda bulunmak |
beneiden um | birini birşey içinkıskanmak |
beruhen auf | dayanmak, istinatetmek |
bestehen aus | birşeyden oluşmak |
bestehen in | birşeyin içinde olmak |
betrachten als | birşey olarak görmek |
bewahren vor | korumak |
debattieren über | tartışmak |
deuten auf | işaret etmek |
dienen als | kullanılmak |
dienen zu | birşeye yaramak |
dividieren durch | birşeyi birşeyle bölmek |
duften nach | kokmak |
einbetten in | birşeyin içineyerleşmek |
einbüssen an D | kaybetmek |
eingehen in | birşeye geçmek,girmek |
eingehen auf | birşeye razı olmak |
empfinden als | birşey olarakalgılamak, hissetmek |
erkennen an | tanımak, ayırt etmek |
ermahnen zu | ikaz etmek, uyarmak |
ersuchen um | rica etmek |
erwachen aus, von | birşeyden uyanmak |
erzählen über | anlatmak |
erzählen von | bahsetmek, sözetmek |
es kommt an auf | bağlı olmak, önemli olmak |
es mangelt an | eksik olmak,olmamak |
fahnden nach | aramak (suçluyu) |
feuern auf | ateş etmek |
fischen nach | aramak |
flehen um | bir şey için yalvarmak |
fluchen über | çok kızmak, sinirlenmek |
führen zu | sebep olmak |
garantieren für | garanti etmek |
gehören zu | ait olmak |
genesen von | bir hastalıktan kurtulmak |
hindern an | engellemek |
hinweisen auf | bir şeye işaret etmek |
hüten vor | birini birşeyden korumak |
klingeln an | çalmak (kapıyı) |
klopfen an | çalmak (kapıyı) |
lauern auf | birisi için pusuyayatmak |
nachdenken über | etraflıca düşünmek |
reagieren auf | tepki göstermek |
rechnen mit | beklemek, hesabakatmak |
rechnen auf | güvenmek, hesabakatmak |
riechen nach | kokmak |
ringen mit | sıkıntısı olmak |
ringen nach | mücadele etmek |
schonen vor | birini veya birşeyibirişeyden korumak |
schreiben an | birisine yazmak |
schreiben an | birşey üzerindeçalışmak |
schwärmen für, von | yanıp tutuşmak, hayran olmak |
beunruhigt seinüber | bir şey hakkında huzursuz olmak |
bewandert sein in | bir şeye aşina olmak |
bezeicnend sein für | bir şey için karakteristik olmak |
blass werden vor | bir şeyden dolayı sararmak |
böse sein auf | birşeye birinekızmak |
dankbar sein für | bir şey için müteşekkir olmak |
durstig sein nach | bir şeye karşı susamak |
ehrlich sein mit | bir şeyde dürüst olmak |
eifersüchtig sein auf | birini kıskanmak |
eilig sein mit | bir şeyde acelesi olmak |
eingebildet sein auf | bir şeyde kuruntulu olmak |
eingeschworen seinauf | bir şeyde ısrarcı olmak |
einverstanden seinmit | bir şeye razı olmak |
empfänglich sein für | bir şeyden hoşlanmak |
empfindlich seingegen | bir şeye karşı hassas olmak |
entrüstet sein über | birine kızmak |
entschlossen sein zu | bir şey için kararlı olmak |
entsetzt sein über | bir şey hakkındadehşete kapılmak |
erfahren in | bir şeyde tecrübeli olmak |
erhaben sein über | bir şeyde yüce olmak |
ersichtlich sein aus | bir şeydenanlaşılmak |
erstaunt sein über | bir şeye şaşırmak |
fern sein von | bir şeyden uzak olmak |
fertig sein mit | bitirmek |
fertig sein zu | hazır olmak |
frei sein von | birşeyden kurtulmak |
gebunden sein an | bir şeye bağlanmış olmak |
geeignet sein für/zu | birisi/bir şey için uygun olmak |
geffast sein auf | birşeyde sakin olmak |
geheuer sein bei | bir şeyde ilişkili olmak |
gelegen sein an | bir şeyde uygun olmak |
geschickt sein zu | birşeyde becerikli olmak |
Visum erteilen | vize vermek |
Abschied nehmenvon | ayrılmak,vedalaşmak |
Ahnung haben von | haberi, bilgisi olmak |
an Höhe verlieren | irtifa kaybetmek |
Anerkennung finden | kabul görmek |
Anforderung stellen | talep etmek |
Anklage erhebengegen | dava açmak |
ans Licht bringen | açığa çıkarmak |
Ansprüche stellen | hak talep etmek |
Anteil nehmen an | iştirak etmek,katılmak |
Antrag stellen | dilekçe vermek |
Anzeige erstatten | şikayette bulunmak |
Atem berauben | nefesini kesmek |
Attentat verüben | suikast yapmak |
auf die Spurkommen | izine rastlamak |
auf die Suche gehen | aramaya çıkmak |
auf eine Ideekommen | akla gelmek |
auf freien Fußsetzen | serbest bırakmak |
auf Raten kaufen | taksitle almak |
auf Spiel setzen | riske atmak |
Aufsehen finden | ilgi uyandırmak |
aus demGleichgewichtgeraten | dengesi bozulmak |
ays der Hand geben | elden çıkarmak |
Ausgang nehmen | çıkmak |
Ausschau nehmen | gözleriyle araştırmak |
Auswahl treffen | seçim yapmak |
Bankrott machen | iflas etmek |
die Hand schüttelt | el sıkışıyor |
bildungsfernen | cahil |
Gleichaltrigen | akranlar |
privilegiertenFamilien | ayrıcalıklı aileler |
vorsätzlich | kasıtlı |
unbefugt | yetkisiz |
Fähnrich | sancak |
stoßen | itmek |
beteiligte | katıldı |
Reichsführer | zengin lider |
Verband | birlik |
aufsteigen | yükselmek |
vereinheitlichtenPolizei | birleşik polis |
zuständig | sorumlu |
Phase | aşama, evre |
Meinungsverschiedenheiten | anlaşmazlıklar |
jeglichenWiderstand | tüm direnç |
auszuschalten | devre dışı bırakmak |
Arbeitszwang | zorunlu çalışma |
Erweiterung | genişletme, büyütme |
liberalsten Devisen | liberal döviz |
Phantasie | hayal |
umkreisen | etrafında dönmek |
Rakete | roket |
sich vergnügen | eğlenmek |
genossen | zevk |
zornig | dargın |
bereuen | pişman olmak |
verziehen | affetmek |
hinweisen auf | bir şeye işaret etmek |
begangen | yapmak |
Raub | soygun |
bereut | pişman olmak |
absolvieren | bitirmek, mezunolmak |
gehorchen | itaat etmek |
bewältigen | üstesinden gelme |
ehemaligenHäftlinge | eski mahkumlar |
sich in einer Notlagebefinden | sıkıntıda olmak, darda kalmak |
Wohnungsnot | konut sıkıntısı |
Justiz | adalet |
vertrauen | inanmak |
Gesetzentwurf | yasa tasarısı |
mattschwarzen | mat siyah |
entkräften | zayıflatmak |
die Druckerei | basımevi |
vermutlich | muhtemelen |
Interpretation derThora | tevratınyorumlaması |
gedruckte Werk | basılı eser |
erben | miras olarak almak |
multilateralenAtomstreitmacht | çok taraflı nükleer kuvvet |
jeweils anderen | birbirine |
versorgen mit | sağlamak, geçiminisağlamak |
dringend | acilen |
ausgestellten Werke | sergilenen eserler |
vorzüglich | mükemmel |
es geht um etwas | ile ilgili olmak |
Entstehung der Erde | yeryüzünün oluşumu |
Einzelheiten | ayrıntılar |
ärgerlich sein über | birşeye/birine kızgın olmak |
aufgenommenwerden | dahil olmak |
der Daumen | başparmak |
festhalten | tutmak |
zusammenfassen | özetlemek |
eingeschränkt | kısıtlamak |
somit | böylece, bu nedenle |
behaupten | iddia etmek |
wiederum | yeniden |
umrundet | çevresinde dolaşmak |
Genießbar | keyifli |
ständige Begleiter | sürekli yoldaş |
fortbewegen | hareket etmek |
lebenswichtigeStoffe | hayati maddeler |
Umweltwahrnehmen | çevreyi algılamak |
Brieftasche | cüzdan |
unterschiedlichenMerkmalen | farklı özellikler |
aufzuwärmen | ısınmak |
Wasserversorgung | su sağlama |
weite Strecken | uzun mesafeler |
im Allgemeinen | genellikle |
auf den Bodensinken | dibe çökmek |
Getreide | hububat |
Tätigkeit | iş, etkinlik |
beabsichtigt | niyetinde olmak |
auferstehen | canlanmak, yenidendirilmek |
das Prachtstück | muhteşem bir parça |
Zwischenlandung | mola |
Beleuchtungszwecken | aydınlatma amaçlı |
Das, was derForscherbehauptete | araştırmacının iddiaettiği şey |
das Einzige was fehlt | eksik olan tek şey |
Landschaftsschutzgebiet | Koruma alanı |
ein weitgehendesAllgemeinwissen | geniş kapsamlı bir genel kültür |
unzumutbaresAusmaß | kabul edilemez birölçüde |
Asylbewerber | iltica |
gewissenhaft | vicdanlı |
verhielt still | sessizce davran |
gestelltenVoraussetzungen | konulan şartlar |
verdient | hakkeder |
Wahlausschuss | seçim komisyonu |
ruhig weggehen | kendi yoluna gitmek |
eine komplizierteAnlage | karmaşık bir cihaz |
dieGebrauchsanweisung | kullanma talimatı |
sich einsetzen für | birisi için birşeyler yapmak |
eine aktive Rolleübernehmen | aktif bir rolüstlenmek |
Gelegenleistung | karşılık |
hochschätzen | takdir etmek |
die Geldbelohnungverliehen | para ödülü vermek |
spucken | tükürmek |
sich irren | yanılmak |
Rollenspiele machen | taklit/rol yapmak |
mitschreiben | not almak |
laut verlesen | sesli okumak |
diskutieren | tartışmak |
zeichnen | çizmek |
ansehen | bakmak, incelemek |
sich unterhalten | iyi zaman geçirmek |
fühlen | hissetmek |
anfassen | dokunmak |
nützlich | kullanışlı |
unterschiedlich | farklı |
sogar | hatta, bile |
auswendig | ezbere |
die Zeichnung | çizim |
sich ausdenken | uydurmak,tasarlamak |
fördern | desteklemek |
bekleben | yapıştırmak |
abschalten | kapatmak |
der Ratschlag | tavsiye |
täuschen | kandırmak |
einzeln | tek başına |
die Reihenfolge | sıralama |
hintereinander | birbiri ardına |
der Abschnitt | bölüm, aşama |
aussortieren | ayıklamak |
schalten (etw) auf(etw) | bir şeyi başka birşeye değiştirmek |
der Wunsch | dilek, tutku |
weich | yumuşak |
sich überlegen | düşünmek |
leihen | ödünç vermek |
drehen | döndürmek |
der Knopf | düğme |
heireten | evlenmek |
töten | öldürmek |
der Fallschirm | paraşüt |
der Vorschlag | teklif |
vermuten | tahmin etmek, şüphelenmek |
ab und zu | ara sıra |
besonders | özellikle |
schmücken | süslemek |
sich verloben | nişanlanmak |
der Ärger | dert, sorun, kızgınlık |
sich scheiden lassen | boşanmak |
sich verlieben in(jdn) | aşık olmak |
verlassen | terketmek |
sich trennen | ayrılmak |
schmusen | sarılmak,kucaklaşmak |
wachsen | büyümek |
aufgeregt | heyecanlı |
bestimmt | kesin, belirli |
ungefähr | yaklaşık |
der Stich | bıçak yarası |
wahrscheinlich | olasılıkla |
die Spurensicherung | suç alanı incelemesi |
untersuchen | incelemek, analizetmek |
kümmern | göz kulak olmak |
der Mordfall | cinayet mahali |
der Augenblick | an |
beliebt | popüler |
bieten | sunmak, teklifetmek |
der Vorteil | avantaj |
bequem | rahat, kolay |
liefern | göndermek,kargolamak |
ständig | devamlı |
der Zubehör | aksesuar |
unbenuzt | kullanılmamış |
gebraucht | kullanılmış |
einfallen | çökmek |
das Tagebuch | günlük |
angenehm | hoş |
selbständig | bağımsız, serbestçalışan |
unabhängig | bağımsız |
dasSelbstbewusstsein | özgüven |
dabei | bunun yanında |
feindlich | düşman |
die Gefängnis | hapishane |
der Verband | bandaj |
der Gips | alçı |
die Gesellschaft | toplum |
riechen | kokmak |
wiegen | tartmak |
springen | atlamak |
sich beeilen | acele etmek |
entdecken | keşfetmek |
sich bewerben | başvurmak |
schreien | bağırmak |
streiten | kavga etmek |
anziehen | giymek |
verbringen | harcamak |
sich (mti jdm)verabreden | (biriyle) sözleşmek |
die Hüffe | kalça |
der Knochen | kemik |
der Hals | boyun |
faul | tembel |
der Tastsinn | dokunma duyusu |
der Geruch | koku |
verzichten | vazgeçmek |
die Fernbedienung | kumanda |
recherchieren | araştırmak |
die Folter | işkence |
die Meinung | fikir |
wahr | doğru |
der Frieden | barış |
die Regierung | hükümet |
die Bildung | eğitim |
der Wert | değer |
der Grund | sebep |
der Besitz | mal, mülk |
satt | tok |
beschließen | bitirmek, karara bağlamak |
feststellen | saptamak |
gründen | kurmak (iş) |
der Kompromis | uzlaşma |
sündigen | günah işlemek |
die Sünde | günah |
die Schmarren | saçmalık |
auf Wiedersehen | hoşçakal |
heißen | adı ... olmak |
du heißt | senin adın |
wie heißt du? | adın ne? |
ich heiße ... | adım ... |
das Genie | dahi |
ein | bir (erkek vecinssizler için) |
du bist ein Genie | sen bir dahisin! |
glücklich | mutlu |
traurig | üzgün |
wütend | kızgın; öfkeli |
müde | yorgun |
krank | hasta |
der Hunger | açlık |
der Durst | susuzluk |
das Recht | haklılık; doğruluk |
haben | sahip olmak |
mögen | sevmek |
ich mag | severim |
kein (keine) | yok; değil; -me(olumsuzluk) |
ich mag kein ... | ... sevmem |
schmecken | tatmak |
lecker | lezzetli |
eklig | iğrenç |
super | harika |
perfekt | mükemmel |
und | ve |
ich mag Brot | ekmek severim |
ich mag keineNudeln | makarna sevmem |
ich mag Orangen | portakal severim |
ich mag keine Äpfel | elma sevmem |
es schmeckt lecker | o lezzetli |
Kaffee schmecktlecker | kahve lezzetli |
ich mag Tee undKaffee | çay ve kahveyiseverimDinlenme |
aufregend | heyecan verici; heyecanlı |
langweilig | sıkıcı |
Spaß machen | komik olmak; şakayapmak; eğlenmek |
ich könnte | -ebilirim; -abilirim(ihtimal) |
miteinander | birbiriyle; beraber |
es wird | olacak; olur |
bestimmt | kesinlikle; tabii ki |
die Bildung | eğitim |
die Dusche | duş (banyo) |
duschen | duş almak |
ausschlafen | uzun süre uyumak |
hoffen | ummak; beklemek |
abdrehen | çevirmek |
abholen | alıp getirmek |
aufmachen | açmak |
antworten | karşılık vermek |
arbeiten | çalışmak |
aufhören | ara vermek |
baden | banyo yapmak |
beantworten | cevaplamak |
benutzen | kullanmak |
berichten | bildirmek |
bestellen | ısmarlamak |
besuchen | ziyaret etmek |
bilden | oluşturmak |
brauchen | ihtiyacı olmak |
bummeln | gezmek |
dauern | devam etmek |
kennenlernen | tanımak |
einkaufen | alışveriş yapmak |
hat erklärt | açıkladı |
erzählen | anlatmak |
feiern | kutlamak |
fotografieren | fotoğraf çekmek |
fragen | sormak |
füttern | beslemek(hayvan) |
gehören | ait olmak |
grüßen | selamlamak |
hoffen | ummak |
kaufen | satın almak |
kennen lernen | tanımak |
kochen | pişirmek |
lernen | öğrenmek |
lieben | sevmek |
machen | yapmak |
malen | resim yapmak |
öffnen | açmak |
putzen | temizlemek |
reden | konuşmak |
reisen | yolculuk yapmak |
sagen | söylemek |
schenken | hediye etmek |
schicken | göndemek |
spielen | oynamak |
stellen | yerleştirmek |
studieren | öğrenim görmek |
suchen | aramak |
tanzen | dans etmek |
telefonieren | telefonlaşmak |
träumen | rüya görmek |
verheiraten | evlenmek |
versuchen | denemek |
vorbereiten | hazırlamak |
warten | beklemek |
wohnen | ikamet etmek |
zahlen | ödemek |
backen | pişirmek |
beginnen | başlamak |
beißen | ısırmak |
betrügen | aldatmak |
bewegen | hareket etmek |
biegen | bükmek |
bieten | önermek |
bitten | rica etmek |
bleiben | kalmak |
braten | kızartmak |
brennen | yanmak |
bringen | getirmek |
denken | düşünmek |
essen | yemek |
fahren | araç sürmek |
fallen | düşmek |
finden | bulmak |
fliegen | uçmak |
fließen | akmak |
fressen | yemek(hayvan için) |
frieren | üşümek |
geben | vermek |
gehen | gitmek |
genießen | tadını çıkarmak |
gewinnen | kazanmak |
graben | kazmak(gömmek) |
haben | sahip olmak |
hängen | asılı durmak |
heben | kaldırmak |
helfen | yardım etmek |
kennen | tanımak |
kommen | gelmek |
laden | yüklemek |
lassen | bırakmak |
laufen | koşmak |
leihen | ödünç vermek |
lesen | okumak |
legen | yatmak |
lügen | yalan söylemek |
nehmen | almak |
reißen | yırtmak |
reiten | ata binmek |
rufen | çağırmak |
schießen | ateş etmek |
schlafen | uyumak |
schlagen | dövmek |
schließen | kapamak |
schreiben | yazmak |
schweigen | susmak |
schwimmen | yüzmek |
sehen | görmek |
sein | olmak |
singen | şarkı söylemek |
sitzen | oturmak |
springen | atlamak |
stehen | durmak |
stehlen | çalmak |
steigen | yükselmek |
sterben | ölmek |
streiten | kavga etmek |
tragen | taşımak |
treffen | buluşmak |
trinken | içmek |
tun | yapmak |
vergessen | unutmak |
verlieren | kaybetmek |
verschwinden | kaybolmak |
verzeihen | affetmek |
wachsen | büyümek |
waschen | yıkamak |
werden | olmak |
werfen | fırlatmak |
wissen | bilmek |
ziehen | çekmek |
hat abgedreht | çevirdi |
hat abgeholt | alıp getirdi |
hat aufgemacht | açtı |
hat geantwortet | karşılık verdi |
hat gearbeitet | çalıştı |
hat aufgehört | ara verdi |
hat gebadet | banyo yaptı |
hat beantwortet | cevapladı |
hat benutzt | kullandı |
hat berichtet | bildirdi |
hat bestellt | ısmarladı |
hat besucht | ziyaret etti |
hat gebildet | oluşturdu |
hat gebraucht | ihtiyacı oldu |
hat gebummelt | gezdi |
hat gedauert | devam etti |
hat diskutiert | tartıştı |
hat eingekauft | alışveriş yaptı |
hat erklärt | açıkladı |
hat erzählt | anlattı |
hat gefeiert | kutladı |
hat fotografiert | fotoğraf çekti |
hat gefragt | soru sordu |
hat gefüttert | besledi(hayvan) |
hat gehört | ait oldu |
hat gegrüßt | selamladı |
hat gehofft | umdu |
hat gekauft | satın aldı |
hat kennen gelernt | tanıdı |
hat gekocht | pişirdi |
hat gelernt | öğrendi |
hat geliebt | sevdi |
hat gemacht | yaptı |
hat gemalt | resim yaptı |
hat geöffnet | açtı |
hat geputzt | temizledi |
hat geredet | konuştu |
hat gereist | yolculuk yaptı |
hat gesagt | söyledi |
hat geschenkt | hediye etti |
hat geschickt | gönderdi |
hat gespielt | oynadı |
hat gestellt | yerleştirdi |
hat studiert | okudu (yüks.okul) |
hat gesucht | aradı |
hat getanzt | dans etti |
hat telefoniert | telefonlaştı |
hat geträumt | rüya gördü |
hat verheiratet | evlendi |
hat versucht | denedi |
hat vorbereitet | hazırladı |
hat gewartet | bekledi |
hat gewohnt | ikamet etti |
hat gezahlt | ödedi |
abhängig sein von | bir şeye bağlı |
abhängen von | bir şeye bağlı olmak |
achten auf | birine saygı göstermek |
sich ärgern über | bir şeye kızmak |
aufhören mit | bir şeyi sona erdirmek |
aufpassen auf | bir şeye göz kulak olmak |
sich aufregen über | bir şeye sinirlenmek |
sich bedanken beifür | birine bir şey içinteşekkür etmek |
beginnen mit | bir şeye başlamak |
sich beklagen über | bir şeyi şikayet etmek |
berichten über | bir şey hakkındahaber vermek |
sich beschäftigenmit | bir şey ileuğraşmak/meşgul olmak |
sich beschwerenüber | birine bir şeyi şikayet etmek |
sich bewerben um | bir şey için müracaatetmek |
bitten jdn um | birinden bir şey rica etmek |
danken jdm für | bir şey için teşekkür etmek |
denken an | bir şeyi düşünmek |
diskutieren über | bir şey hakkındatartışmak |
einladen jdn zu | birini bir şeye davet etmek |
sich entscheiden für | bir şeye karar vermek |
sich entschuldigenbei jdm | birinden özürdilemek |
sich erholen von | iyileşmek |
sich erinnern an | bir şeyi hatırlamak |
sich erkundigen (beijdm) nach - über | birinden bir şeyhakkında bilgi almak |
erzählen von | bir şeyden bahsetmek |
erzählen jdm etw | birine bir şeyiaçıklamak |
fragen nach | birine bir şeyi sormak |
sich freuen über | bir şeye sevinmek |
sich gewöhnen an | bir şeye alışmak |
gratulieren jdm zu | birini bir şeydendolayı tebrik etmek |
gratulieren jdm zumGeburtstag | birini doğumgününden dolayı kutlamak |
hoffen auf | bir şeyi beklemek |
sich konzentrierenauf | bir şeye konsantre olmak |
sich kümmern um | bir şeyle ilgilenmek |
lachen über | bir şeye gülmek |
leiden an Dat | bir şeyden rahatsız olmak |
leiden unter | bir şeyden acı çekmek |
nachdenken über | bir şeyi düşünmek |
protestieren gegen | bir şeyi protesto etmek |
schmecken nach | tadı olmak |
anschreiben jdn | birine yazmak |